8. Bozcaada Yeşil Buluşma 

8. Bozcaada Yeşil Buluşma, 28-30 Ağustos 2008 tarihlerinde Bozcaada'da gerçekleştirildi.

8. Yeşil Buluşma 28-31 Ağustos tarihlerinde yine Bozcaada’da gerçekleştirildi. Bu yıl ki buluşmada devrimci ekoloji, ekoloji ve ekonomi, sosyal ekonomi ve engellilerin istihdamı, iklim değişikliğine karşı küresel mücadele, kuantum farkındalık ve insan-makine ilişkisi, yeşil politika konularında tartışmalar yapıldı.

Geçtiğimiz yıllardan farklı olarak, bu yıl Bozcaada’nın yerel sorunlarının tartışıldığı bir söyleşi de düzenlendi. Radikal Gazetesi yazarı ve tv programcısı Haluk Şahin ve Çevre Mühendisi Zeynep Boratav’ın da katıldığı söyleşide açılışı yapan Ender Eren, Yeşil Buluşmalar için neden Bozcaada’nın seçildiğini Bozcaada’nın büyük dünyamızın küçük bir örneği, bir laboratuar olarak değerlendirildiğini vurgulayarak açıkladı. Eren, küçük çaplı tarım-turizm ekonomisi ve rüzgar enerjisi ile yeşil düşüncenin resmedilebildiği nadir yerlerden olan Bozcaada’nın geçen sekiz yılda geçirdiği değişimin altını çizdi. Turizmin kampinglerden butik otellere, bağcılığın ise aile üretiminden şirketlere doğru evirildiğini ifade eden Eren, bu sürecin artık Yeşil Buluşmaların gündemine girmesi gerektiğini dile getirdi. Adada yaşayanların sekiz yıl öncesinde olduğu gibi en büyük sorunları olarak hala kanalizasyon ve çöp sorunlarını gördüğünü, bu sorunların çözülememiş olmasının da yerel yönetimlerin yetersizliğini gösterdiğini ifade etti. Artan yapılaşma ve turizm yatırımlarının bağcılık alanlarını gerilettiğini ifade eden Eren, ülkenin tüm kıyı şeritlerinin yaşadığı çelişkilerden Bozcaada’nın da nasibini aldığını ifade etti. Yerel halkın turizmden kısa sürede zengin olma düşüncesinin, 20 yıl sonra yerini topraksızlığa ve yoksulluğa terk ettiğini belirten Eren, ara sıra yaşanan denizanası istilalarına rağmen Bozcaada’nın hala Türkiye’nin en temiz kıyılarına sahip olduğunu ve bunun korunması gerektiğini dile getirdi.

Topu topu 40 km2lik bir alana sahip bu küçük coğrafyanın, büyük canavar tarafından kolaylıkla yutulabileceğini belirterek sözlerine başlayan Haluk Şahin ise, Bozcaada’nın minievren(microcosmos) olarak çevresel açıdan sürekli izlenmesi gerektiğini dile getirdi. Gözlemlenecek alanın küçük ve denizlerle çevrili olmasının yanı sıra, duyarlı bir kamuoyu oluşturmak için fırsatlara sahip olduğunu da vurguladı. Çevre duyarlılığının yerel halkın kendi lehine olduğunu dile getiren Şahin, durumun yavaş yavaş bu halk tarafından da farkına varıldığını ifade etti. Türkiye geneline bakıldığında çevre ve doğa koruma konusunda, yabancılara bir milyon konut satışı gibi vahim gelişmeler olduğunu belirten Şahin, Bozcaada’nın pilot bölge olma durumunda olduğunu dile getirdi. Bozcaada da belirginleşen yapılaşma sorununa dikkat çeken Şahin, Polente burnunda daha fazla hissedilen kumullar sorununu da ifade etti. Eğitim konusuna da değinen Şahin, özellikle çocukların çevre bilinci kazandırma anlamında etkinlikler yapılmasının önemine de değindi.

Sorunların dile getirilmesi kadar çözümlerin peşinden koşulmasının da önemine işaret eden Kadir Dadan ise, Türkiye’nin bir çok yerinden çevre sorunlarına ilişkin yakınmalar ile karşılaşıldığını ve bu yakınmaları dile getirenlerin ulusal çaptaki örgütlenmelerin kapısını çaldığını vurguladı. Sorunla ilgili yerel bir unsur yada örgütlenme olmadığı takdirde sorunun izlenmesi ve çözüm için mücadele edilmesinin yetersizliğe uğradığını ifade eden Dadan, öte yandan mücadelelerin ulusal örgütlerin eliyle izlenmesinin, süreç içerisinde yerel unsur yada örgütlerin örtülmesi şeklinde sonuçlar da doğurabildiğine dikkat çekerek, Bozcaada’da çevre ve doğa koruma duyarlılığına sahip kişi yada örgütlenmelerin ele alınması gerektiğini dile getirdi.

Yerel ölçekte Bozcaada’da çeşitli sivil toplum örgütlerinin bulunduğunu dile getiren Zeynep Boratav, evsel atık geri dönüşümü konusunda Bölgesel Çevre Merkezi (REC) ile birlikte bir proje yapıldığını ifade etti. Atığın kaynağında ayrımı ilkesine yönelik olarak Bozcaada’nın hemen tamamının farklı atıkları toplayacak çöp bidonları ile donatıldığını vurgulayan Boratav, yeterince eğitim verilemediği için sağlanan bu alt yapının etkin olarak kullanılamadığını belirtti.  

Bahis konusu sivil toplum örgütleri ile ilişkilerinin olduğunu ve bu örgütlerde çalışanların çoğunun İstanbul’da yaşadığını ifade eden Haluk Şahin ise, Türkiye sivil toplum örgütlerinde yaşanan temel sorunların Bozcaada’dakilerde de yaşandığını, yine de yerel unsur olarak her iki dernek ile de konuşulabileceğini dile getirdi.

Ekolojik tarım konusunda katıldığı bir konferansta Tarım bakanlığından bürokratların ekolojik tarım için bir yıllık sürede 1.200.000 YTLlik teşvik verildiğini, bunun 600.000 YTLsinin Gökçeada ve Bozcaada için kullanıldığını ifade ettiklerini dile getiren Kadir Dadan, bu teşviklerin Bozcaada’da nasıl kullanıldığına ilişkin bilgilerin bulunup bulunmadığını dile getirdi.

Organik bağcılık konusunda Kaliforniya’daki örneklere özenen pek çok yatırımın yapıldığına işaret eden Haluk Şahin, hidrojen enerjisine ilişkin bir projenin de söz konusu olabileceğini dile getirdi. Adaya geldiklerinde keçilerin şehre kadar inip bahçelere ve çiçeklere zarar verdiğini, çöp tenekelerinden tek gözlü kediler ve tavukların birlikte çıktıklarını ifade eden Şahin, yerel yönetimlere bu ve benzeri konularda önlem alınmasına ilişkin yapılan önerilerin defalarca tekrarlanmak durumunda kalındıktan sonra ancak yerine getirilebildiğini vurguladı. Şahin, bu açıdan bakıldığında toplumsal baskının ve protestolar ile kamuoyu yaratılmasının önemli olduğunu dile getirdi.

Bu noktada yaklaşan yerel seçimlerin bir fırsat yarattığına dikkat çeken Kadir Dadan, konunun politik alanda da dile getirilmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’de siyasetin ikili bir yapı üzerinden gerçekleştirilmeye çalışıldığını, bu noktada siyasi tartışmaların laiklik-din çerçevesine sıkıştırıldığını ve insanların önüne yalnızca iki seçenek konduğunu, yerel seçimlerde bile genel politikaların konuşulduğunu ifade eden Dadan, Yeşiller Partisinin kurulmasıyla çevre ve doğa koruma sorunlarının politik alanda da dile getirilmesinin daha fazla gerçekleşebileceğini vurgulayarak, medyanın da bu sorunlara politik alanda yer vermesinin gerektiğini savundu.

Siyasette ikili yapı görüşüne katılmadığını, Bozcaada Belediye Başkanının Anavatan Partisine mensup olduğunu ifade eden Haluk Şahin, Yeşiller Partisinin çevre sorunlarının yaşandığı belirli bölgelerde ve parlak adaylar ile ortaya çıkarak bir şans bulabileceğini belirtti. Kendisinin bir aktivist değil iletişimci olduğunu ve partinin desteklenmesi önerisini bu yüzden geri çevirdiğini dile getiren Şahin, partinin yada çevre ve doğa korumacıların tespit ve önerilerin duyurulması konusunda üzerine düşeni yapacağını ifade etti. Bozcaada’daki aktivistlerden örnekler veren Şahin, monitorizasyon ve eğitim konusunda çalışmaların yoğunlaştırılmasını önerdi.

Daha sonra yapılan tartışmalar sonucunda gelecek yıl yapılacak Bozcaada Yeşil Buluşmada yerel sorunlara bir gün ayrılarak ele alınmak üzere Bozcaada hakkında bir yıllık durum raporunun hazırlanması ve her yıl bu raporun yenilenerek buluşmalarda açıklanması, raporun kapsamı ve hazırlık süreci hakkında yerel aktivist ve sivil toplum temsilcileri ile görüşmeler yapılması, bu çerçevede ve yerel seçimlere yönelik olarak Ocak-Şubat aylarında Bozcaada’ya bir gezi düzenlenmesi konusunda görüş birliğine varıldı. Yine gelecek yılki buluşmada çocuklara yönelik bir etkinliğin programa alınması da benimsendi.